Posts in "Bi'dilim Hayat" category / Sayfa 2

Üniversiteye Yeni Başlayanlar İçin 10 Altın Tavsiye

Üniversiteye yeni başlayacak olanların veya yeni başlamış olanların duymuş oldukları heyecanları çok iyi anlıyorum. Bizler de geçtik bu yollardan. Kayıt yaptırma, yeni bir şehir, kalacak yer ayarlama, yeni ortamlar, yeni insanlar vs. Yakınlarınızın yurtta kalsın canım ne var sanki tarzındaki cümlelerine karşılık, sizin yurtta kalmanın kötü ve olumsuz yanlarını anlatmaya çalışmanız da ayrı bir mevzu tabi.

Hiçbir şey hayalinizdeki gibi olmuyor. Buna üniversiteye dair kurmuş olduğunuz hayaller de dahil. Durun durun, kötü düşünmeyin. Kötü olacak demiyorum, sadece hayalinizdeki gibi olmayabilir diyorum.

Daha önce duydunuz mu bilmiyorum ama şu lafı duyacaksınız;

Okumaya devam et…

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

“Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?” dedi.
“Herif rüzgârı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarsı.”

“Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku,” dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi.

“Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku,” dedi, arkasını dönüp gitti.

Hikâyeye göre adam, kadını çok seviyor, sevdikçe ruhu büyüyor, eve sığmıyor… Bülbülün çilesi, yazarın zulası… İnceden sarma bir sigara, inceden bir bardak… Jak Danyel isimli bir şişe, Hicran isimli bir yara, tuhaf isimli bir roman. Kafamız iyi, açmayın kapağı, biz böyle iyiyiz.


İlhami Algör’ün “Fakat Müzeyyen Bu derin Bir Tutku” isimli kitabının arka kapak yazısı ile başlamak istedim bu yazıma. Direk kitabın lezzetiyle sizi başlatmak, kitabı anlatırken kitabın hakkını vermek adına az da olsa yerinde olacağını düşündüm. Evet, kitabın tamamı bu arka kapak yazısının tadında.

Okumaya devam et…

Yeni Arayüz

Uzun zamandır yazmıyorum. Şimdi bunun nedenlerinden bahsedecek olsam, hiçbirisi geçerli bir bahane olarak sayılmayacak. Bahaneleri sevmeyen birisi olarak, bu durumu en başta ben kendim kabul etmem zaten. Sanırım blog yazan herkeste, zaman zaman bu tür yazmaktan uzak kalınan dönemler oluyor. Neyse.

Artık yeni arayüz ile bloguma devam ediyorum. Yeni arayüz dedim evet, çünkü blog sayfamın tasarımında ciddi bir değişikliğe gittim. Şuan gördüğünüz yeni arayüzümüz. Ben çok sevdim. Umarım siz de seversiniz.

Okumaya devam et…

Büyü Dükkanı

Geçtiğimiz haftalarda, bana hediye edildi “Büyü Dükkanı” kitabı.
– bu arada, bana verebileceğiniz en güzel hediye, kitaptır 🙂

Çok geçmeden bir çırpıda bitiriverdim kitabı. Üstelik o sıralarda Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitabını okuyordum, bu kitap hediye gelince bunu da bir an önce okumak istedim ve iki kitabı aynı anda okumaya devam edip bitirdim.

Okumaya devam et…

Türkiye Teknoloji Buluşmaları

Turkcell’in ana sponsorluğunda gerçekleşen Eticaret SEM – Türkiye Teknoloji Buluşmaları – Gaziantep etkinliğindeydik bugün.
-12 Mayıs’16-

Eğer herhangi bir işte Turkcell varsa, zaten o işin kalitesinden şüphe etmiyorsunuz. Her zaman diyorum;

Turkcell, sadece bir GSM operatörü değil, aynı zamanda teknoloji ve bilişim firmasıdır.

*  *  *

EticaretSEM etkinliğini ilk geçen sene duymuş ve hemen gitmiştim. (Geçen seneki etkinlik için blog yazım buracıkta! )
Geçen seneki etkinlikten çok memnun kalmıştım.
Gerek ağırlama, gerek ortam, ambiyans, içerik vs. her türlü açıdan tatmin ediciydi.

Okumaya devam et…

Kimlik

Orta yaşlarında bir kadın; Chantal.
Ve kadından 14 yaş küçük sevgilisi; Jean-Marc.

Bu karakterler Milan Kundera‘nın “Kimlik” adlı kitabının karakterleri. Tahmin edileceği üzere, bu çiftin aralarındaki aşkı/ilişkiyi irdeliyor ve ayna tutuyor Milan Kundera.

168 sayfalık çok kalın olmayan ve sıkılmadan, bir çırpıda bitirebileceğiniz sürükleyici bir kitap Kimlik.

Okumaya devam et…

Gece Uçuşu

Bir ara -yakın geçmişlerde- etrafta çok fazla Küçük Prens kitabını görmeye başlamış olabilirsiniz. Benim de ilk tepkim “ne oluyor yahu?!” olmuştu. Nerdeyse bütün yayın evleri Küçük Prens kitabını piyasaya sürmüştü. Nedeni çok geçmeden anlaşıldı;

Meğer 70 yıllık telif hakkı süresi dolmuş. E hal böyle olunca da, yayın evleri kar amaçlı Küçük Prens kitabını piyasaya sürdü.

Okumaya devam et…

Engelleri Avantaja Çevirin

Betul Mardin.

Türkiye’ye ilk “Halkla İlişkiler” mesleğini getiren insan.
Onca yaşına rağmen;
Müthiş bir hitap!
Müthiş bir diksiyon!
Müthiş bir anlatım!
Müthiş bir hafıza!
Müthiş bir kadın!

Her yaştan insanı kıskandıracak düzeyde bir kadın Betul Mardin.
TEDx konuşmasını bir dinlerseniz şayet, çok daha iyi anlayacaksınız…

« Önceki sayfa Sonraki sayfa »