Geçtiğimiz hafta Ankara’daydık. Bu sene 11.cisi düzenlenen Bilmök etkinliği, 6-7-8 Mart tarihlerinde Ankara Üniversitesi’ndeydi.

İsterseniz önce sıkıcı bir kısım olan ama bahsetmeden de geçmenin pek doğru olmayacağı “Bilmök nedir?” muhabbetlerine az biraz değinmek istiyorum. 

Nedir bu BİLMÖK?
Bilmök, Bilgisayar Mühendisliği Öğrenci Kongresi anlamına geliyor. (Türkiye’nin en büyük öğrenci kongresi diyenler de var, emin değilim.) Her sene bir üniversitede düzenlenen bu etkinlik sadece Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerine açık olmamakla birlikte, bilişime, teknolojiye, yeniliklere ilgi duyan herkese açık bir etkinliktir.

Etkinlik 3 gün sürüyor normalde. Normalde diyorum çünkü istisnalar/aksilikler olabiliyor. Mesela geçen seneki  İTÜ’de olan 10. Bilmök etkinliği. (Bu mevzuya yazımın ilerleyen kısımlarında tekrar değineceğim.)

3 gün süren bu etkinlikte sektörden/bilişim dünyasından kendi alanlarında birbirinden değerli isimler yer alıyor/katılıyor ve her oturum ortalama 1 saat sürüyor. Her oturumun konusu da birbirinden farklı ve ilgi çekici konu başlıklarına sahip. (Bu yazdıklarım her zaman olamıyor maalesef.)

Neyse, bu açıklama/tanımlama kısımlarını daha fazla uzatmak istemiyorum.


Ankara Notları:
Gelelim Ankara Üniversitesi’nin bu sene düzenlemiş olduğu Bilmök notlarına…

Program, ilk Anıtkabir’de başladı. Ata’nın huzuruna çelenk bırakma ve saygı duruşu ile etkinliğin başlaması, bence yerinde ve güzel bir hamleydi.

Anıtkabir’deki tören sabah saat 9.00’da başlayacak yazıyordu programda. Biz saat 9.00 gibi Anıtkabir’deydik ama bir Allah’ın kulu yoktu biz ve görevlilerden başka. Şahsen, bir kişi de olsa orda görevli birinin olmasını ve gelenleri (güleryüzle) karşılamasını isterdim.

Programın ilk günü bana göre fiyaskoydu. Bir tek “Özgür Yazılım Hareketi ve GNU/Linux İşletim Sistemi” başlıklı konuşmasıyla Richard Matthew Stallman vardı. Gerisi hikayeydi.

Etkinliğin 2. günü biraz daha iyiydi ve kalabalıktı. Çoğu kişi ayakta izledi. E haliyle kalabalık olunca, çay/kahve molalarında yerimize eşyalarımızı bırakıp çıkıyorduk. Fakat tatsız bir mevzu yaşadık bu durumla ilgili. Kahve molasından sonra yerlerimize döndüğümüzde başkalarının yerlerimize oturduğunu gördük.

Dedim ki; arkadaşlar yerlerimize oturmuşsunuz, müsade ederseniz yerimize oturmak istiyoruz. Dediler ki; biz buraları boş gördük oturduk.
Dedim ki; siz burada mı oturuyordunuz moladan önce?
Dediler ki; Hayır.

Ve pişkin pişkin oturmaya devam ettiler. Sorun değil, ayakta da izleriz.
Fakat sinirlendiğim nokta şu;

Bu bahsini ettiğim arkadaşlar Ankara Üniversitesi’ndeler. Yani ev sahibi olan kişiler. Yahu siz ev sahibisiniz, bizler misafir. Gerekiyorsa sizler ev sahibi olarak ayakta kalacaksınız ve dışardan gelen misafir öğrencileri ağırlayacaksınız. Bu olaya çok sinir oldum. Burdan birkez daha şiddetle kınıyorum.

Açıkcası bu seneki Bilmök etkinliği çok çok iyi değildi. Orta hallice denebilir. Birkaç isim ve oturum fena değildi. Gerisi yine fiyasko. Yine de bir kaç vizyon sahibi konuşmacıdan bir şeyler kendimize katabilmiş olmak da yeterli. Bir cümle olsa dahi, vizyonunu genişletiyorsa yeterli bence. Mesela aldığım notlardan sedece bir tanesini paylaşayım hemen;

“Artık dünya dili ne İngilizce ne Almanca ne de İspanyolca. Artık dünya dili ‘Bilgisayar Dili‘dir.”

*  *  *

Ankara’daki etkinlikte sık sık 9. Bilmök etkinliğini düzenleyen Kocaeli’ni andık. Çünkü şimdiye kadar ki en iyi Bilmök etkinliklerinden biri olduğu gerçeği var. Ben çok çok ama çok memnun kalmıştım. Şuan düşünüyorum olumsuz bir şeyler oldu mu diye ama hayır hatırlamıyorum. O kadar güzel bir etkinlikti ki, o etkinliğin tadı hala damağımda.

O zamanlar Bilgisayar Mühendisliği kavramıyla biraz kavgalıydım, bölümümü pek sevemiyordum. Bilgisayar Mühendisliği denince aklıma yazılım, donanım ve bilgi işlem kavramlarından başka bir şey gelmiyordu. Fakat Kocaeli’ndeki 9. Bilmök bana çok şey kattı. En önemlisi bölümümü sevmeme vesile oldu. Bilgisayar Mühendisliğine dair bakış açımı olabildiğince genişletti. Vizyon kattı. Şimdi Bilgisayar Mühendisliği’nin ne kadar geniş, kapsamlı, çeşitli, renkli bir dünya olduğunu görebiliyorum. Sırf bu konularda uzuuun uzuuun konuşabilirim. Bölümümüz çok iyi yahu!

Rekabet!

12.Bilmök etkinliği seneye hangi üniversitede olacaktı? 3 tane aday vardı. Adaylardan bir tanesini duyunca çok sevindim; Kocaeli Üniversitesi‘ydi. Diğerleri Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve Şanlıurfa Harran Üniversitesi‘ydi. Cumhuriyet Üniversitesi çok pasif kalmıştı ama Harran ile Kocaeli arasında baya çekişmeli bir mücadele vardı. Şahsen ben Kocaeli Üniversitesi’nin kazanmasını isterdim çünkü az önce yukarda bahsettiğim gibi 9. Bilmök etkinliğini çok iyi düzenlemişlerdi. Yine üstesinden çok daha rahat geleceklerine inanıyordum. AMA olmadı, Harran Üniversitesi kazandı. Yani seneye 12. Bilmök Şanlıurfa Harran Üniversitesi’nde olacak.

 

Harran Üniversitesi ve Soru İşaretleri

Hemen şunu belirtmeliyim ki, Harran Üniversitesi’nde olmasına elbette karşı değilim. Zaten şimdiye kadar Bilmök etkinliği hep batı tarafındaki üniversitelerde olmuş. İlk defa doğuda bir üniversite bu etkinliği düzenleyecek. Ama mevzu batı doğu kuzey güney meselesi değil bence. Hatırlarsanız yazımın başında İTÜ’de düzenlenmiş olan 10. Bilmök etkinliğine değineceğimi söylemiştim. Hemen değinelim öyleyse, çünkü tam yeri.

Kocaeli’ndeki 9. Bilmök etkinliğinin ardından, 10. Bilmök etkinliğinin İTÜ’de düzenlenecek olduğunu duyuncu çok sevinmiştim. Çünkü İTÜ, hem ismiyle etiket sahibi bir üniversite hem de İstanbul’da bulunuyor olması çok artı ve de lüks bir durum. Her türlü avantaj sahibiydiler. Fakat ne oldu? 3 günlük etkinlik 1 güne düştü, salon 500 kişilik salon oldu, doğru düzgün konuşmacı ayarlayamadılar. Duyumlarıma göre sponsor oturumlarla geçiştirilmiş. Görüldüğü gibi koskoca İTÜ, böyle bir etkinliğin altından kalkamadı. 10. Bilmök resmen hayal kırıklığı. Sanıyorum ki İTÜ bir daha Bilmök etkinliğine zor aday olur.

*  *  *

Demek ki mevzu nerelerde yapılıp yapılmadığı değil/miş. Diyebilirsiniz ki doğudaki üniversitelere de bir şans verilmeli, oralarda da bilişim konuşulmalı vs. Kesinlikle haklısınız, kimsenin buna itirazı yok. Ama o şansın henüz şu zaman olmadığını düşünüyorum. Yani daha zamanı vardı bence o şansın.

Harran Üniversitesi böylesine bir etkinliğin altından kalkabilecek deneyime sahip mi mesela? Ne kadar tecrübeliler? Ekip ne kadar iyi? Kimleri, hangi isimleri davet edecekler? O isimlerle ne kadar kontak içerisindeler? Getirmeyi düşündükleri isimlerin programları Şanlıurfa’ya gelmek için uygun olacak mı, zamanları olacak mı? Ankara’da bile merkezi bir şehir olmasına rağmen çok üst seviyede katılım olmamışken, Şanlıurfa’ya öğrencileri çekebilecekler mi? Öğrencileri getirmek için çok çok iyi ve sağlam konuşmacılar ayarlamaları lazım ki, öğrenciler kalkıp gelsinler oraya… Bunu yapabilecekler mi?

Kocaeli için bu durumlar söz konusu değil mesela. Deneyim ve tecrübeye sahipler. Ekip çalışmasını çok iyi yapıyorlar. Konuşmacı noktasında sağlam kontakları var. Konuşmacıların çok vakti olmasa bile Kocaeli İstanbul’a çok yakın olduğundan dolayı zaman sorunu olmadan bu sorunu aşabilirler. Hepsinden öte, Kocaeli Üniversitesi altyapısı çok çok sağlam bir üniversite.

Neyse artık… Bu sözler sonucu değiştirmeyecek. Ama Harran Üniversitesi şunu çok iyi bilmeli;

Eğer bu etkinliğin altından kalkamazlarsa, bir daha Bilmök etkinliğini ömür boyu düzenleyemezler. Eğer bu etkinliğin altından kalkamazlarsa, Bilmök etkinliği doğudaki üniversitelere kapılarını kapayabilir.

Umuyorum ki, altından kalkarlar.
Umuyorum ki, çok iyi bir etkinlik olur.
Umuyorum ki, bizler yanılmış olalım.
Umuyorum ki, öğrencileri çekebilirler oraya.
Umuyorum ki, çok sağlam konuşmacılar getirirler.

Ve son olarak Harran Üniversitesi şunları da çok iyi bilmeli;

Seneye düzenleyecekleri Bilmök etkinliği için şimdiden arı gibi çalışmaya başlamaları gerekiyor. Ve de seneye kadar etkinlik düzenlemeleri gerekiyor ki, acemiliklerini görsünler. Eksiklerini görsünler. Hatalarını görsünler. Tecrübe kazansınlar. Yoksa, Bilmök etkinliğinin altında zor kalkarlar gibime geliyor.

*Yazı çok uzadı farkındayım. Bu yüzden sonlandırıyorumburda. Bilmök etkinliğine dair yazılacak çok şey var daha.