Geçtiğimiz haftalarda, bana hediye edildi “Büyü Dükkanı” kitabı.
– bu arada, bana verebileceğiniz en güzel hediye, kitaptır 🙂

Çok geçmeden bir çırpıda bitiriverdim kitabı. Üstelik o sıralarda Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitabını okuyordum, bu kitap hediye gelince bunu da bir an önce okumak istedim ve iki kitabı aynı anda okumaya devam edip bitirdim.

Kitap çok kalın bir kitap olmamakla birlikte, içerik bakımından çok zengin bana göre. Birbirinden farklı karakterlerin, büyü dükkanındaki hikayeleri anlatılıyor kitapta. Her hikayede, unuttuğumuz veya farkında olamadığımız değerlerimizin farkına varıyor, farkına varmakla kalmıyor daha da farklı açılardan bakmaya başlıyoruz.

Kitabı daha iyi anlatabilmek için, kitaptan bir bölüm paylaşayım;

“Öyleyse size bir soru sorayım: Kıyma makinesinin satıldığı dükkanda kıyma satılır mı?”

-“Hayır, ama ne ilgisi var?”

“İşte Büyü Dükkanı, kıyma makinesinin satıldığı dükkandır. Bir kez aldıktan sonra, istediğiniz kadar kıyma yaparsınız. Ancak istediğiniz yalnızca kıyma ise kasaba gitmeniz gerekir.”

Yeşim Türköz‘ün yazmış olduğu Büyü Dükkanı kitabını bence her yaştan insan okumalı!

Her hikayede, ufkunuz açılacak, farkındalığınız daha da artacak.

Altını çizdiğim satırlar:

  • Her insanın, yaşamında çok istediği ancak sahip olamadığı bir şeyler vardır. Ya da sahip olup kaybettiği şeyler… Bazen de sahip olduğu ancak kurtulmak istediği şeyler…
  • “Yardım”, buradan alabileceğiniz bir şey değildir. Çünkü yardım, geçici olarak başkalarından aldığınız ve hiçbir zaman size ait olmayan bir şeydir.
  • İçinden kuş gibi uçmak gelir, ancak yerinden kıpırdağı anda, bedenindeki ağırlık kendini hatırlatırdı.
  • Hayret! İnsan bazen yeniliği denerken bile, eski alışkanlıklarını tekrar ediyor. Tıpkı bir kumarbazın, kumarı bırakacağını kanıtlamak için bahis oynaması gibi…
  • Belki de mutluluğun sırrı, birbirinden çok farklı lezzetlerin bir araya gelerek ortaya çıkardığı armoninin inceliğinde gizliydi.
  • Toprak ve yaşlı adam, hasret gideren iki sevgili gibiydiler.
  • Hayatınıza yeni renkler katmazsanız, ister istemez monotonlaşıyor.
  • Bir şey olmak için önce bir şey yapmak gerekir.