Artık haftada bir defa “Cümle Konservesi” adı altında beğenmiş olduğum, duyduğum, okuduğum, altını çizdiğim notları paylaşmayı düşünüyorum. Bu ilk paylaşım hariç, her Pazar haftalık olarak bu paylaşımı devam ettirmeyi planlıyorum.
Tabi Pazar gününü seçmemin farklı nedenleri var kendimce… -merak edenler olursa sorabilirler-

Sıkı bir Haşmet Babaoğlu okuyucusu ve takipçisi olarak ilk notlar ondan.

Kaybettiğimiz zamanı asla telafi edemeyeceğimizi bilmek… Ne berbat bir duygu! Ne tatsız bir hesaplaşma! Nasıl iç yakıcı! Onu dinlemedin, dinlediğinde anlamadın, sana ihtiyacı varken uzak durdun, başını yaslamak üzere omuzuna uzandığında geriye kaçtın… Sakındın, saklandın. Artık zamanı geçti!

….
Onu biliyoruz, şunu biliyoruz, her şeyi bilmek istiyoruz. Fakat ne kadar az değer biliyoruz.

….
Tanışmalar sözdür, sözle birlikte canlanır her tanışma. Sonra tanıdıkça ve alıştıkçasöz ağır ağır ölürken suskunluk sahne alır.

….
Yeni trend… Başkalarının ne kadar mutsuz olduğunu araştırarak kendi mutluluğundan emin olmaya çalışmak.

….


Ve yine Haşmet Babaoğlu sayesinde adını duyduğum Gökhan Özcan. Bu adamın cümleleri de çok sağlam ve düşündürücü.
Buyrun Gökhan Özcan’dan notlara…

Günümüzü tıka basa dolduran şeyler, sanki bir yandan da sinsice hayatımızın içini boşaltıyor.

….
Acıması olmayan bazı kelimeler tarafından o kadar kötü hırpalanmıştı ki, paragrafın sonundaki ünleme dayanarak zorlukla ayakta durabiliyordu.

….
Ajandasına baktı, günler boyunca onu bekleyen birbirinden önemli pek çok iş, pek çok toplantı, pek çok görüşme vardı. O an çok önemsiz hissetti kendini.

….
Mesela neşeli bir yunus balığısınız; o gün günlerden pazar ve bütün denizler de kapalı…

….
Bir de şunu düşünün; fındıkları, fıstıkları, bademleri seçip seçip aldığınız halde, kendilerine hiç yüz vermeyip tabakta bıraktığınız bütün o leblebiler ne hisseder?

….
Ne hayaletlerden korktum, zaten yoktular!

….
Ne çok unutulmaz şey vardı, unuttum gitti!

….
‘Sözlerin günler boyunca içimi kemirip duruyor’ dedi kadın. ‘Beni düşün,’ dedi adam, ‘ben o kemirgenleri yıllarca içimde besleyip büyütüyorum.’

 


Geçtiğimiz günlerde büyük üstad Neşet Ertaş’ın ölüm yıldönümüydü. Büyük üstadı tekrar rahmetle, sevgiyle, özlemle, saygıyla anmak istiyorum. Birkaç not da Neşet üstadtan gelsin…

Nerde bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur!

….
Kadın insandır. Biz erkekler de insanoğlu.

….
Biz doğduğumuzdan beri yoksulduk. Varlığı görmedik ki yoksulluktan şikayet edelim.

….
Kendini bilen, bilmeyenin kusuruna bakmaz.

….