Uzun zamandır yazmıyorum. Şimdi bunun nedenlerinden bahsedecek olsam, hiçbirisi geçerli bir bahane olarak sayılmayacak. Bahaneleri sevmeyen birisi olarak, bu durumu en başta ben kendim kabul etmem zaten. Sanırım blog yazan herkeste, zaman zaman bu tür yazmaktan uzak kalınan dönemler oluyor. Neyse.

Artık yeni arayüz ile bloguma devam ediyorum. Yeni arayüz dedim evet, çünkü blog sayfamın tasarımında ciddi bir değişikliğe gittim. Şuan gördüğünüz yeni arayüzümüz. Ben çok sevdim. Umarım siz de seversiniz.

Bundan önceki tasarım, çok sade, basit ve minimalist bir arayüze sahipti. Yaklaşık bir senedir o temayı kullanıyordum. Ama bir zaman sonra yeniden yeni bir arayışa geçmeye başlıyorum. Çünkü hiçbir arayüz/tema, beni tatmin etmiyor. Hah, işte bu dediğim tasarımı en fazla bir sene kullandım görüldüğü gibi. Yeri gelmişken altını çizeyim; mükemmelliyetçilik çok da iyi bir şey değil, bayım.

Şuan kullandığım tasarım/tema ise, bir öncekinden birkaç tık daha ötede ve üst seviyede. Hatta daha orijinal bana göre. Umarım bu son değişiklik olur.

Bazılarınız tasarım çok önemli değil, önemli olan içerik diyebilir. Haklılar, sadece tasarımla iş bitmiyor. İçerik önemli. Ama sadece içerikle de iş bitmiyor. İçerikle beraber tasarım da önemli. Kendi adıma konuşayım; herhangi bir sayfaya girdiğimde, düzensiz berbat bir tasarım varsa, direk çıkıyorum o sayfadan. Okunabilirlik, kullanabilirlik, kolaylık, içeriğe odaklanma sıfır. Her tarafta reklam bannerları falan… Göz zevki diye bir şey var, gözü yoran sayfalarda insanlar kalmak ve okumak istemiyor.

İşte bu yüzden radikal bir değişime gitmek istedim ve gittim.
Bence güzel oldu.

Peki siz ne düşünüyorsunuz?